Genetik ve Sağlık içeriğine geri dön

Tip-1 Diyabet

Tip-1 Diyabet
Oğlum için hazırladım sizlerle paylaşıyorum. Türk Mutfağı Yemeklerinin, Sebzelerin, İçeceklerin, Bisküvilerin, Çikolataların, Dondurmaların, Et ürünlerinin, Şekerli Yiyeceklerin, Mutfaktaki Malzemelerimizin kısacası birçok yiyecek ve içeceği karbonhidrat, lif, miktar vb. bilgileri. İhtiyaç duyulan diğer önemli bilgiler. Gündelik yaşamda sık ihtiyaç duyulabilen standartlara indirgenmiştir. Karbonhidratı azdan çoğa göre sıralanmıştır. Excel formatındadır. Aradığınızı bilgisayar ve akıllı telefon ortamında hızlıca bulabilirsiniz.

Kaynak: Doç. Dyt. Emel ÖZER – Diyabetliler İçin Hayatı Kolaylaştırma Kılavuzu.
Hazırlayan: Hakkı KUTLU
Açmak/İndirmek için burayı tıklayınız.

Tip-1 Diyabet Nedir?
Vücudumuzun enerji ihtiyacı, yiyeceklerimizdeki temel besin öğeleri karbonhidrat, protein ve yağlardan sağlanır. Emilebilmek için en küçük parçalarına ayrılan besin öğelerinin en önemlisi “glukoz” adı verilen basit şekerlerdir. Glukoz başta beyin olmak üzere vücudun tüm organlarının önemli bir besin kaynağıdır. Hücreler ihtiyacı olan glikozu, midenin arkasında bulunan pankreas bezinin salgıladığı bir hormon yardımıyla kullanır. İnsülin olarak bilinen bu hormon vücutta yapılamaz ise alınan gıdalar enerji olarak kullanılamayacaktır. İnsülin hormonlarının eksikliği sonucu ortaya çıkan Tip-1 diyabet, sıklıkla çocukluk ve gençlik yaşlarında ortaya çıkmaktadır. Tip-1 diyabet, pankreasta bulunan ve insülin üreten beta hücrelerinin otoimmün bir süreç sonunda zedelenmesi ile meydana gelmektedir. Hastalar, mutlak veya göreceli bir insülin yetersizliği olduğundan ömür boyu insülin hormonunu dışardan (enjeksiyon yoluyla) almak zorundandırlar. Bu nedenle Tip-1 diyabet, İnsüline Bağımlı Diyabet (Insulin Dependent Diabetes Mellitus=IDDM) olarak da isimlendirilmektedir. Genel olarak toplumdaki diyabet vakalarının %10’unu Tip-1 diyabet vakaları oluştumaktadır. Çocukluk çağında Tip-1 diyabet sıklığı ülkeler (bölgeler) arasında farklılık göstermekte ve her yıl 15 yaş altındaki 100.000 çocuktan 1-42’sinde diyabet gelişmektedir. Tip-1 diyabet genel olarak kuzey ülkelerinde daha sık görülmektedir.

Tip-1 Diyabet Neden Olur?
Sağlıklı bireylerde vücudu dışarıdan gelen yabancı etkenlere karşı korumakta görevli bir bağışıklık sistemi bulunur. Bu sistemin virüs, aşılanma, ilaç, fizik veya psişik stres gibi herhangi bir nedenle normalden sapması sonucu kendi hücrelerini yabancı olarak algılaması, onlara saldırması ve tahrip etmesiyle meydana gelen hastalıklara “otoimmün hastalıklar” denir. Tip-1 diyabet de otoimmün hastalıklar grubuna dahildir. Bilinmeyen bir nedenle harekete geçen bağışıklık sistemi, insülin yapımını üstlenen pankreas beta hücrelini tahrip etmektedir. Bu tahribat %80’in üzerine ulaştığında hastalık belirtileri ortaya çıkar.

Tip-1 Diyabette Acil Sorunlar Nelerdir?
Tip-1 diyabetli kişi bilimsel ve sağlıklı bir beslenme programı uygulayarak, düzenli egzersiz yaparak ve uygun insülin tedavisi ile sorunsuz bir yaşam sürdürebilir. Ancak insülini uygun teknikle, yeterli dozda ve zamanında yapmayan, beslenme tedavisine uyum sağlayamayan ve aşırı karbonhidrat tüketen ya da egzersiz yapmayı aksatan diyabetlilerde kan şekeri yükselebilir (hiperglisemi). Bunun aksine insülini aşırı dozda kullanan ya da önerilen besinleri özellikle de karbonhidrat içeren besinleri zamanında ve yeterince tüketmeyen, alkol kullanan veya aşırı egzersiz yapan diyabetlilerde kan şekeri aniden ve hızla düşebilir (hipoglisemi).

Kan Şekeri Yükseldiğinde Ne Olur?

Kan Şekeri Yükseldiğinde Neler Yapılmalıdır?

Sık idrara çıkma, ağız kuruluğu, çok su içme, ciltte kuruma ve yaralarda geç iyileşme, halsizlik, yorgunluk ve zayıflama belirtileri olan diyabetlide kan şekeri yüksek demektir. Bu durumda yapılması gerekenler, kullanılan insülinin son kullanım tarihinin, dozunun, uygulama tekniğinin doğru olup almadığının araştırılmasıdır. Bol su içildiği, önerilen insülin rejimine ve beslenme planına uyumun tam olmasına rağmen hiperglisemi sürüyorsa diyabetli birey derhal doktoruna başvurmalıdır.

Kan Şekeri Düştüğünde Ne Olur?

Kan Şekeri Düştüğünde Neler Yapılmalıdır?

Kan şekerinin düşmesi de yükselmesi gibi acil müdahale gerektiren önemli bir durumdur. Bu nedenle diyabetli kişi bir kolye, bilezik ya da saat kayışında diyabet kimliği taşımalıdır. Diyabetli kişinin bir öğün ya da ara öğün geciktirmesi ya da her zamankinden fazla hareket yaparak fazla enerji harcaması sonucunda oluşabilecek hipoglisemi durumunda diyabetli bireyde terleme, titreme, renk solukluğu, sinirlik, huzursuzluk fark edilir. Gerekli önlemler alınmazsa uyum güçlüğü sonra da şuur kaybı oluşabilir. Hipoglisemide yapılması gerek tedavi şekli diyabetli kişide gözlenen belirtileri göre değişir. Belirtilerin hafif olduğu durumlarda 5-6 adet kesme şekeri bir bardak ılık suda eritilip içirilir ya da 1 büyük çay bardağı şekerli meyve suyu verilebilir. İyileşme belirtileri görülmezse 2 çay kaşığı dolusu şeker ya da 5-6 adet kesme şeker az miktarda suda eritilip küçük yudumlar halinde içirilmelidir. Şuur kaybını olduğu hipoglisemide ise ağızdan şeker veya şekerli su verilemez. Bu durumda kas içine glukagon enjeksiyonu gereklidir ve bu iğnenin yapılması hayati önem taşır.

Glukagon Kullanımı:

– Hastanın boğulmasını engellemek için bir tarafına doğru çeviriniz.
– 6 yaş altı için 0.5 mg, yetişkinler için 1 mg.
– Enjeksiyonu yapacak kişi sağlıkçı değilse enjeksiyonun deri altına veya baldır ya da kalça kasının içine yapılması uygundur.
– GlucaGen 1 mg Hypokit Kullanımı:
– Kavuniçi renkli plastik kutu içinde flakonda toz halinde glukagon hormonu ve içi steril enjeksiyonluk su ile dolu kullanıma hazır şırınga vardır.
– Toz halindeki glukagon sulandırılıp eritildikten sonra elde edilen solüsyon tek kullanımlıktır.
– Hasta normalde 10 dakika içinde cevap verecektir.
– Kapalı ambalajında 2-8 °C arasında buzdolabında saklanmalı ve ışıktan korunmalıdır. Dondurulmamalıdır.
Hipoglisemi Riskini Arttıran Nedenler
-Diyabetin ilerleyen yıllarında hipogliseminin farkına varmamak
-Uyku yada başka nedenlerle bulgu ve belirtilerin farkına varmamak
-Kan şekeri ölçümlerinin azaltılması
-Diyabet süresinin uzunluğu
-Açken alkol alımı
-Kan şekerini etkileyen bazı ilaçlar

HbA1 Nedir? Neden Önemlidir?
-Yaklaşık son 3 aylık kan şekeri ortalamalarını yansıtır
-Kan şekeri hedeflerine uyan hastalarda yılda iki kez; tedavinin değiştiği veya tedavi hedeflerine uymayan hastalarda üç ayda bir test yaptırılmalıdır.
-HbA1c değeri ideali: %6 hedef değer %7’nin altında olmalıdır
-HbA1c %7’nin üzerine çıkınca organ hasarı riski artar. Bu nedenle diyabet yönteminin en önemli belirteçlerindedir.

Ara Öğünlerde Ne Yenilebilir?
Ara öğünler için yapılacak seçim insülin veya oral antidiyabetik ilaç kullanan kişiler için farklıdır. Ancak her iki tedavide 10-15 gram karbonhidrat içeren bir yiyecek yemenizi öneririz. Yiyecek seçiminde değişim listelerinden veya diyabet beslenme piramidinden faydalanabilirsiniz. Ara öğünler için yapacağınız en iyi seçim ekmek veya ekmek yerine yenilebilecek yiyecekler grubudur. Örneğin 2 galeta veya 4-5 adet şekersiz kepekli bisküvi, bir bardak dolusu yağsız patlamış mısır, yarım pogaca, vb. Bu grup yiyeceklerin yanına düşük yağlı süt, yoğurt, ayran veya peynir gibi protein içeren bir yiyecek ilave ederek ara öğünü kuvvetlendirebilirsiniz. Taze meyve ve sebzede iyi bir seçim olabilir. Ancak insülin kullanan kişilerin ara öğünde sadece meyve yemeleri her zaman için iyi bir seçim olmayabilir. Ara öğünde tek başına meyve yenilmesinin o andaki kan şekeri düzeyine bağlı olarak öğlen yemeğine doğru oluşabilecek bir hipoglisemi riski yaratabileceği unutulmamalıdır.
Diyabetliler genellikle ara öğün saatinde evde olmadıklar için bir şey yiyemediklerinden yakınırlar. Ara öğünler için hazırlıklı olmayı unutmayın. Yanınızda-çantanızda, arabanızda, işyerinde masanızın çekmecesinde-daima yiyebileceğiniz uygun yiyecekler bulundurun.

Ne Kadar Karbonhidrat Tüketilmelidir?
Bu sorunun cevabını vermek çok kolay değil. Çünkü cevap kişiden kişiye farklılık gösterir. Ayrıca bir gün içinde alınması gereken toplam karbonhidrattan çok hedef kan şekeri kontrolünü sağlayacak karbonhidrat alımının gün içinde öğünlere ve ara öğünlere dağılımı önemlidir. Diyetisyeniniz aşağıdaki noktaları dikkate alarak ana ve ara öğünlerde almanız gereken karbonhidrat miktarını belirler.
• Vücut ağırlığı/boy uzunluğu
• Ne zaman ve ne sürede egzersiz yapıldığı
• Diyabetinizle ilişkili aldığınız medical tedavi ve kullandığınız ilaç veya insülinin etki süreleri
• Vücut ağırlığı hedefi
• Yaş
• Kolesterol, trigliserid, mikroalbümin ve Hemoglobin A1c ile ilişkili kan değerleri
• Kişisel tercihler
• Diğer medikal konular
• Kültürel geçmiş ve yaşam tarzı Yıllar önce diyabet tedavisinin önemli bir bölümünü oluşturan beslenme konusunda diyabetlilere kendi planını kendin yap şeklinde bir yaklaşım dile getirilmezdi. Oysa günümüzde diyabetlilere öğün planı ile ilişkili bir bütçe verilmekte ve bu bütçeyi kendi istekleri doğrultusunda harcaması istenmektedir. Örneğin öğlen yemeğinde öğün bütçesinden 60 gram karbonhidrat harcaması gereken bir diyabetli bu miktarı 1 gözleme yiyerek veya 1 kepçe çorba, 2 dilim ekmek ve 1 küçük boy muz yiyerek de harcayabilmektedir. Seçim tamamen kendisine aittir. Diyabetlilerin de diyabetli olmayanlar gibi sağlıklı bir yaşam sürmeleri için dengeli beslenmeleri gerekmektedir. Diyabetli bir bireyde diyabetli olmayan ve dengeli beslenen bir kişinin yaptığı gibi istediğini yiyebilir. Bunun için diyetisyeni ile birlikte çalışmalı, karbonhidrat sayımı ve yağ sayımı veya her ikisi ya da değişim listeleri ile ilişkili gerekli bilgiyi, uygun eğitimi ve desteği almalıdır.

Posa (Lif) Nedir?
Bitkisel kaynaklı gıdaların insandaki sindirim enzimleri tarafından parçalanmayan kısımlarına posa denir. Posa iki ana gruba ayrılır.
1- Buğday kepeği, hemiselüloz, liğnin gibi suda erimeyen ve sindirilemeyen posalar yiyeceklerin bağırsak kanalına geçişini ve bağırsak hareketlerini hızlandırır.
2- Suda eriyebilen posa; elma, greyfurt, limon, portakal, yulaf kepeği, kuru baklagiller ve birçok sebze ile guargum ve kanyak bitkisi suda eriyebilen posa içerir. Posanın bu türü mide boşalmasını geciktirir, karbonhidratların sindirimini yavaşlatarak glisemi yükselmelerini önler, bağırsak çalışmasını düzenler-kabızlığı önler. Suda eriyebilen posa yüksek kan kolesterol ve trigliserid düzeylerinin düşmesinde de yardımcıdır.

İnsülin Pompasının Artıları ve Eksileri Nelerdir?
Artıları
-24 saatlik süre ile istenen düzeyde insülin infuzyonu yapabilir.
-Her karbonhidrat alımında uzaktan kumanda ile ek insülin verebilir.
-3-4 günde bir enjeksiyon

Eksileri
-Enjeksiyon yerinde enfeksiyon
-Kataterde tıknıklık
-Karbonhidrat sayımı bilgisi olmayanlarda ani hipoglisemi
-Kilo alma

Kaynak: Türk Diyabet Vakfı

Tip-1 Diyabetle İlgili Soru-Cevaplar:

Hep Farklı Yere Mi İğne Yapmalıyım?
Evet iğneyi hep farklı yere yapmalıyız. Aynı yere üst üste iğne yapmamalıyız.

Aynı Yere Üst Üste İğne Yaparsam Ne Olur?
Ciltte sertlikler oluşabilir. Morarma olabilir, iğne yerinde ağrı olabilir, insülinin emilimi bozula bilir. Eksik dozda insülin yapılmış olur.

İnsülin Yaptıktan Sonra İğneyi Hemen Vücudumdan Çekersem Ne Olur?
İnsülin yaptıktan sonra iğneyi vücudunuzdan çekmeden önce biraz bekleyiniz (10′ a kadar sayınız). Eğer iğneyi hemen çekerseniz iğne ucundan insülin dışarıya damlayabilir. Bu da insülin dozunuzun eksik olmasına neden olur.

İnsülin Enjeksiyon Yerleri:

İnsülin Etki Süreleri:

Neden Karbonhidrat Sayımı?
– Yasaklar ortadan kalkar
– Annelerin her gün 3-4 çeşit yemek yapma zorunluluğu ortadan kalkar
– Dışarıda her türlü besin kan şekerinde az etki ile tüketilebilir
– Özel durumlarda diyabetli kişi kendini dışlanmış hissetmek zorunda kalmaz, ortama uyum sağlayabilir
– Kan şekerleri daha iyi gider, hipoglisemi azalır
– İnsülin direnci riski azalır, doğru doza en yakın dozlar alınır
– Kilo alma verme sorumluluğu kişiye geçer

Sabah Yüksek Şeker Değerleri İle Kalkıldığında Akla Gelmesi Gerekenler:
Yüksek şeker seviyesiyle mi yatıldı? (akşam öğünü iyi karşılanmamış)
Yoksa sabah büyüme hormon artış etkisi (dawn fenomen) mi gözleniyor?
Yoksa gece şeker düşmesine bağlı rebound yükselmemi var?
Bunların ayrımında en önemli kontrol gece 02-04 şeker ölçümü olacaktır.
Zaman zaman, öğün sonrası ek bir şey yeme isteği olabilir (normalde 3-4 saatten önce karbonhidrat tüketimi önerilmez, çünkü öğün öncesi yapılan insülin henüz kanda dolaşmaktadır), böyle dönemlerde yapılacak ek insülin sorun yaratabilir, kanda henüz dolaşan insülin üzerine bu doz eklenerek beklenmeyen bir düşme yaratabilir.
Bu nedenle böyle özellikli durumlarda kullanılmamış insüline dikkat etmek gerekir.
Genel olarak hızlı etkili insülinlerde yapılan dozun kanda saat başına ¼ oranında azaldığı akla getirilmelidir. ( 8ü insülin uygulandığında 1.saatte kanda halen 6ü, 2.saatte 4ü, 3.saatte 2ü, ve 4.saat sonuna doğru 0 ünite insülin gezindiği düşünülmelidir.)


Diyabet Videoları

(Aşağıdaki listeden izlemek istediğiniz video dosyasına tıklayınız.)

(Güvenlik amaçlı bir ağ tarafından video, müzik, oyun gibi dosyaları açamayabilirsiniz. Bu engel, güvenlik sunucunuz nedeniyledir. Engellenen sayfaları açmak için buradan indireceğiniz programı kullanabilirsiniz.)