Genetik ve Sağlık içeriğine geri dön

Engelli Sorunları

Doğacak Engelli Bir Çocuk Annesine Neler Derdi veya Doğmuş Çocuklarımız Neler Diyor!
Anneye Mektup
Nasılsın Anne?
Ben iyiyim. Doğmama çok az bir süre kaldı. Ama sana söylemem gereken bir şey var. Kimilerine göre bazı eksikliklerle geleceğim. “Özürlü” “Sakat” diyecekler bana. Ama ben kimseden “özür” dilemeyeceğim. Senin dışında anne…
Senden şimdiden özür diliyorum. Beklentilerinin hepsine cevap veremeyeceğim için. Komşumuz çocuklarını benimle oynatmak istemediği zaman boynunu eğeceğin için. “Bana doğru düzgün bir evlat bile veremedin” sesini duyacak olursan kulağındaki yankısı için. Mağaza mağaza dolaşıp bisiklet seçmenin heyecanı yerine tekerlekli sandalye almanın burukluğunu yaşatacağım için. Çağrılmayacağımız her aile toplantısı, bayram kutlaması, piknik için. Ya da çağrılacağın ama benim yüzümden gidemeyeceğin herşey için özür dilerim…

Ama senden bir isteğim var anne!
Benden sakın vazgeçme!
Bacaklarım güçsüz olabilir. Kolayca tırmanamayabilirim merdivenleri. Sakın beni taşımaya kalkma!
Tamam engelleri birlikte aşalım yine. Ama sen elimden tutma! Bana yardım etmek istiyorsan yukarı çık ve bana “gel” de! Çıkamadığım için belki de ağlarım ama ağlasam da daha çok merdiven çıkartmalısın bana. Yoksa güçlenemem.
Kulaklarım iyi işitmeyebilir. Konuşmaya başlamam biraz zaman alabilir. Ama sen sakın suskunluğa bürünme! Daha çok konuş benimle! Daha çok şarkı söylemeli, daha çok kitap okumalısın bana! Yoksa asla konuşamam.
Bazı takıntılarım, ısrarlarım olursa yüz çevirme. Gerekirse “hayır” de.
Bana acıdığın ve beni mutlu etmek için istediğim her şeyi yapma hatasına sakın düşme!
Gerektiğinde lütfen ağlat beni! Şimdi beni ağlat ki, ilerde birlikte ağlamayalım. Yoksa asla ayakta duramam.
Belki bir şeyleri hemen kavrayamayabilir, çabucak anlayamayabilirim. Ama sen yine de anlat bana! Defalarca anlat!…
Belki etrafındaki insanlardan biraz farklı bir yüzüm olabilir. Çok iyi görünmeyebilirim belki. Ama sen yine güzel güzel bak bana! Öyle bak ki ben de aynaya baktığımda karşımda güzel bir yüz görebileyim. Yoksa asla kendime gülümseyerek bakamam.
Ve benden asla vazgeçme…

Engelli ailelerinin en büyük korku ve kaygılarından biri kendilerinin çocuklarından önce ölmesidir. Çünkü kendilerinin ölümünden sonra bakıma muhtaç engelli çocuğunun bakımı ve geleceği büyük bir muamma ve sorundur. Diğer ailelerde ise durum tam tersinedir.

Bir Engelli Annesinin Yazdıkları
Sen hamileliğini rahat rahat geçirirken ben 6.5 ay boyunca bebeğime zarar gelmesin diye kalkmadan yattım.
Sen rahat rahat yemek yapıp çeşit çeşit yemek yerken ben sadece bebeğime zarar gelmesin diye eşimin geleceği saate kadar peynir ekmek yerim.
Sen rahat rahat gezerken ben camdan geçen insanları seyreder, çocuğumla gezeceğimiz günlerin hayalini yaşarım.
Sen doğumdan sonra bebeğini kucağına alıp giderken ben boş bir odada gözyaşlarıyla doğum yapan kadınların mutluluğunu seyredip dua ettim.
Sen bebeğini hergün severken ben yoğun bakım ünitesindeki bebeğime aylarca süt ve ilaç götürdüm.
Sen kucağındaki bebeğinin büyüdüğünü izlerken ben aylarca doktordan gizli gizli küvezdeki çocuğumu izledim.
Sen bebeğinin elini tuttuğunda öğrendiğin evlat sevgisini ben küvezdeki çocuğumu sevmeye gidip ona zarar gelmesin diye korkarak sevmeye çalışırken bebeğimin elimi tutmasıyla hissettim.
Sen kucağa alışmasın diye bebeğini yatağına yatırırken ben bebeğimi aylar sonra kucağıma alıp her gün göğsümde uyuttum.
Sen meyve suyunu kendi açıp yerleri batırdı diye çocuğuna kızarken ben çocuğum meyve suyunu kendi açabildi diye sevinip şükrettim.
Sen çocuğun ayaklandığında çok yaramaz bir saniye bile durmuyor diye ona kızarken ben çocuğum yürüsün diye her gün hastanelerde, merkezlerde, yollarda koşturdum.
Sen çocuğunla ilgilenmeyip çarşı pazarda kendine alışveriş yaparken ben çocuğuma konuşmayı öğretip cebimdeki son parayı bile onun geliştirebilmek için materyal aradım.
Sen ev araba alıp para biriktirirken ben o ilaçtan bu makinaya o doktordan bu hastaneye o eğitim setinden öteki eğitim setine o aparattan bu malzemeye o cihazdan yenisine o merkezden şu merkeze geçiyorum.
Sen hangi arabanın daha iyi olacağını araştırırken ben acil durumlarda neler yapılabileceğini araştırıyorum.
Sen çocuğunu orda burda bırakıp gezmeye eğlenmeye hakkım yok mu derken ben çocuğumu uyutup internette tedavi yöntemleri aradım.
Sen hastayım diye yatak döşek yatarken ben her sıkıntıya karşı dimdik durmak zorundayım.
Sen çocuğum okula gitse de bi rahatlasam diye düşünürken ben okulda rehberlik hocasıyla görüşüyorum.
Senin çocuğun düşe kalka büyüyüp giderken ben çocuğuma yapılan yanlışlar ve haksızlıklar için mücadele veriyorum.
Söyle bakalım şimdi hangimiz evladı için daha çok fedakârlık yapıyor?



Engel Dünyası Videoları

(Aşağıdaki listeden izlemek istediğiniz video dosyasına tıklayınız.)

(Güvenlik amaçlı bir ağ tarafından video, müzik, oyun gibi dosyaları açamayabilirsiniz. Bu engel, güvenlik sunucunuz nedeniyledir. Engellenen sayfaları açmak için buradan indireceğiniz programı kullanabilirsiniz.)